Dolar 15,9527
Euro 16,7389
Altın 932,41
BİST 2.393,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Karabük 12°C
Az Bulutlu
Karabük
12°C
Az Bulutlu
Per 20°C
Cum 26°C
Cts 24°C
Paz 17°C

RAKAMLARLA YÖNETMEK…

A+
A-
17.11.2021

Her geçen gün gelişen teknolojik gelişmeler dünyanın sosyo-ekonomik sisteminde yeni yönetim şekillerini ortaya çıkarmakta…

Özellikle dünya ekonomisine yöne veren küresel sermayeye sahip ülkelerin açıkladıkları sosyo-ekonomik veriler rakamlar, gelişmekte ve gelişmemiş ülke ekonomilerinde büyük kriz ve dalgalanmalara yol açabilmekte…

Küresel sermayenin açıkladığı bu sosyo-ekonomik veri ve rakamlar, Türkiye sosyo-ekonomisi üzerinde inişli-çıkışlı krize ve dalgalanmalara yol açtığı görülmekte ve yaşanmakta…

Gelişmiş ülkelerin açıkladığı sosyo-ekonomik veriler, uluslar arası derecelendirme kuruluşlarınca açıklanmasıyla, ekonomileri kırılgan olan ülkelerde, krize dönüşebilmekte…

Açıklanan bu ekonomik verilerin yer aldığı rakamlar serisinden ortaya çıkan kırılganlıklardan, sık sık Türkiye’de nasibini almakta ve ekonomik krizler yaşanmakta…

Son yıllarda Türkiye’de açıklanan sosyo-ekonomik veriler baskı altında tutularak devamlı düşük açıklanmakta…

Açıklanan sosyo-ekonomik veriler ile piyasada oluşan ekonomik veriler arasındaki uçurum, ülke ekonomisindeki istikrar yerine istikrarsızlığı tetiklemekte…

Türkiye’deki sosyo-ekonomik verilerin merkezi olan TÜİK-Türkiye İstatistik Kurumu, piyasadan topladığı ekonomik verileri, analiz ederek siyasi baskı ile düşük açıklarken, kamuoyunca ekonomik krizlerin baş mimarı olarak gösterilmekte…

Tabi TÜİK’in açıkladığı ekonomik veriler, siyasi iktidarın kısa süreli işine yarasa da, sosyo-ekonomide yarattığı tahribatın etkilerini tüm kesimler uzun süre hissetmekte…

Türkiye İstatistik Kurumunca baskılanan verilere göre şekillenen, enflasyon, faiz, işsizlik, asgari ücret, toplu sözleşmeler gibi ekonomik veriler, ülke sosyo-ekonomisinin yönetilmesinde alınacak kararlara ışık tutmakta…

Baskılanan ekonomik veriler karşısında açıklanan enflasyon, asgari ücret ve toplu sözleşme görüşmelerine ışık tutacak veriler, rakamlar, piyasanın beklentilerinin aksine çok düşük açıklanarak, çalışanlara yapılacak ücret artışlarının da düşük verilmesine yol açmakta…

Siyasi iktidarlar, çalışanlarımızı enflasyona ezdirmedik, enflasyonun üstünde zam yaptık açıklamalarıyla kamuoyunu ikna etmeye çalışsa da, artık buna inanan kalmadı…

Günümüzde baskılanan veriler nedeniyle, düşük gösterilen enflasyon verileri ışığında yapılan toplu sözleşmelerle, çalışanlara verilen ücret artışları, devamlı enflasyonun altında kalarak, çalışanların korkulu rüyası olmaya devam ediyor…

Rakamlara yapılan baskı ile yönetilen sosyo-ekonomi, siyasi iktidarlara savunma mekanizması olmakta…

Çalışanın, esnafın, halkın kısaca sosyo-ekonominin en büyük şikâyeti olarak devamlı gündemde olan rakamlara baskılar ve krizi bugüne kadar siyaset göremedi ve görmek istemedi…

Günümüz sosyo-ekonomik konjonktürüne bakıldığında, hükümetin piyasa yapıcı kurumlarınca, uygulanan ekonomik tedbirlerin krize çözüm olmadığı, devamlı değiştirilen ve piyasanın kabul etmediği düzenleme ve uygulamalar, ekonomiyi düzlüğe çıkaracağı yerde, krizlerin daha da ağırlaşmasına neden olduğu kamuoyunca da kabul edilmekte…

Bu güne kadar gizli krizleri ve sorunları gören ve çözen siyasi iktidar olamadı…

Bu gidişle de rakamlara yapılan baskılar devam ederek siyaset kazandığını sanacak, çalışan, esnaf ve kısaca halk kaybetmeye devam edecek…

Türkiye’nin suni gündemden çıkarak gerçek gündemine dönmediği müddetçe, ülkede, büyümeden, gelişmeden, sosyal refahtan bahsetmenin mümkün olmadığı artık görülerek, uygulanan siyasi ve ekonomik sistemden vazgeçilmeli…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.