Dolar 18,8197
Euro 20,3115
Altın 1.128,47
BİST 4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Karabük 7°C
Çok Bulutlu
Karabük
7°C
Çok Bulutlu
Paz 5°C
Pts 3°C
Sal 4°C
Çar 4°C

EMEKÇİNİN HİÇ BİTMEYEN HAK ARAMA MÜCADELESİ!

A+
A-
24.01.2023

4 Ocak 2023 tarihli, “Şirket Kültürü ve Yönetim Anlayışı” başlıklı köşe yazımda; insan odaklı ve obje odaklı yönetici profilini  irdelemiştim.

Bu yazımda, sizlere, ilginç bir örnekle, obje odaklı yönetim anlayışında ısrarla devam eden şirketlerin, emekçilerini nasıl mutsuz ettiğini  anlatmaya çalışacağım. Vereceğim örnek emeklisi olduğum  kendi şirketimle ilgilidir.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Anadolu’da,1856’da ilk telgraf sistemini ve 1881’de ilk telefon hattını kuran şirketim Siemens. Ülkemizde tam 167 yıldır varlığını sürdürüyor. 1847 yılında Werner von Siemens tarafından Berlin’de temeli atılan Siemens; ülkemizde 3 bini doğrudan olmak üzere 40 bin kişiye istihdam sağlıyor. Siemens 200 ülkede faaliyet gösteren bir dünya devi.

Ben, Siemens’e 1985 yılında girdim. Şirket o yıl ülkede büyük bir telekomünikasyon projesi işini üstlenmişti. Birkaç arkadaşımla birlikte projenin ölçü ve kontrol mühendisliği  işini yürütüyorduk. Ülkemizde, o dönemde  telekomünikasyon alanında Siemens rakipsizdi. İnsan odaklı, çok değerli yöneticilerle çalışıyorduk. Firmamıza büyük bir aidiyetle bağlıydık. Olağanüstü bir gayretle çalışıyorduk. Emeğimizin karşılığını aldığımız için mutluyduk.

Dönemin vizyon sahibi yöneticileri; 1972 yılında Siemens Emekli ve Yardımlaşma Vakfını kurmuşlar. Amaç, çalışanlarına malûliyet  ve ölüm tazminatları ödemek, aylık emekli maaşı bağlamak, mesken sahibi olmaları için kredi desteği vermek ve grup sağlık sigortası yaptırmak olarak belirlenmişti. İşe girişte vakfa üye olmak zorunluydu, yada bize öyle söyleniyordu. Maaşlarımızdan her ay belirli bir oranda vakıf için kesinti yapılıyordu. İleride ikinci bir emekliliğiniz de buradan olacak, SGK nın verdiği maaşın iki üç katı vakıf maaşı alacaksınız deniyordu. Gerçektende, ilk yıllarda emekli olan büyüklerimiz çok güzel maaşlar aldılar.

Ne olduysa son 10 yılda oldu. İnsan odaklı, vizyon sahibi yöneticilerin yerine gelen obje odaklı olarak tanımladığımız yöneticiler, 50 yıldır varlığını sürdüren, ülkenin en güçlü  vakfını, biz üyeler açısından bakıldığında  maalesef arzu edildiği gibi yönetemediler. Üyelerden kesilen aidatlarla ve şirket katkısıyla alınan, vakıf üzerine kaydedilen taşınmaz varlıkların tamamı bu yönetim tarafından hızla elden çıkarıldı. Bunlardan ikisi şu anda İstanbul’un göz bebeği durumundaki Galataport Limanın tam karşısındaki merkez binalarımızdı. Alanlar buraları otel yaptılar. Galataportun bölgede rayiç değerleri katlaması nedeniyle bu otellere paha biçilemiyor. Bölgeye liman yapılacağı çok önceden belli idi! Buna rağmen, geçerli bir neden de olmadan satıldılar. Yönetim bunu öngörememiş olabilir mi?  Üyeler gayrimenkullerimiz  neden satıldı? diye sorduğunda

“Ekonomik ömürlerini tamamlamışlardı” şeklinde tuhaf  bir yanıt verildi. Sürekli değerini katlayan bir gayrimenkulun ekonomik ömrünü tamamlamasından söz edilebilir mi?!

Yeni üye kaydedilmediği için vakfın sürdürülebilirliği           yönündeki en büyük girdi de ortadan kalkmış oldu. Gelir getirici yatırımlar yapmak gibi bir vakfın ayakta kalmasına yönelik işlere ise hiç girişilmedi. Üyelere ait olan bankalardaki para, taşınmazların satışından gelen para ile birlikte sadece faizde, fonda tutuldu. Ülkedeki yüksek enflasyon nedeniyle, doğal olarak hızla eri(til)di.

Tam 4 yıl ülkedeki yüksek enflasyona rağmen maaşlara zam yapılmadı. Zam yapılan yıllarda ise; enflasyonun çok altında kalındı. Çok sayıda  emeklinin maaşı asgari ücretin yarısına, hatta daha da altına düşmüş oldu. Yüzlerce insanın emeği, alın teri, umutları adeta yok sayıldı.

2023 yılı için ücretlere zam yapılmaması ise bardağı taşıran son damla oldu. Kendi aralarında örgütlenen emekliler; 19 Ocak 2023 tarihinde haklarını aramak ve yönetimi protesto etmek için, ellerinde pankartlarla Siemens’in İstanbul, Kartal’daki fabrikasının önünde toplanmak zorunda kaldılar. Bu eylem basında geniş yer buldu. Fakat yönetim, ısrarla duyarsız kalmaya devam ediyor. Vakıf Üyeleri sorunlarını Siemens AG, Almanya üst yönetimine de defalarca iletmelerine rağmen oradan da bir sonuç alamadılar. “Siemens Vakfı Üyeleri”  talepleri karşılanana kadar eylemlerine devam etmekte son derece kararlılar. Özellikle, gayrimenkullerinin zamansız satışından kaynaklanan zararlarının; Siemens AG tarafından karşılanmasını, ve yapılmayan ücret artışlarını talep ediyorlar. Çok büyük bir çoğunluk ise vakıftaki birikimlerinin güncel değeriyle kendilerine verilmesini istiyor.

2023 yılı sonuna kadar Bireysel emeklilik sistemi, BES’e aktarılması beklenen 50 kurum çatısı altında, yaklaşık 300 bin kişinin, 40 milyar liralık emekliliğe dönük birikimi olduğu tahmin ediliyor. Bunlardan biride “Siemens Emekli ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı” Çeşitli nedenlerle, çoğunlukla da yönetim zaafiyetleri nedeniyle sürdürülebilirliğini yitiren emeklilik vakıfları için BES bir fırsat olarak görülse de; bu geçiş üyeler adına çok kolay olmayacak!. Çalışma yaşamları boyunca 25/30 yıl, hatta daha fazla prim ödeyen insanların birikimlerinin günümüz değerleriyle aktarılması konusunda sıkıntılar yaşanacağını düşünüyorum. Bizim durumumuzda başka vakıflar var mıdır? bilmiyorum! Bildiğim kadarıyla banka vakıflarının durumu gayet iyi. Onlar BES sistemine geçmek istemiyorlar. Başlıkta da yazdığım gibi; bu ülkede emekçinin hak arama mücadelesi maalesef  hiç bitmeyecek!

 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

  1. Selçuk Koç dedi ki:

    Çalışanlara ait olan bir vakfın vakıf senedinde yazmasından dolayı Siemens Türkiye ile birlikte en tepe yöneticisi olan kişi tarafından istediģi şekilde yönetilmesi , daha doğrusu yok edilmesi kabul edilemez.
    Yurdumuzun en güzel turizm bölgelerinden biri olan Marmaris’teki taşınmaz ile İstanbul’un en gözde yerinde boğaza nazır Galataport’un tam karşısında bulunan taşınmazın son birkaç yıl içinde ulusal ilan bile verilmeden apartopar satılmış olması hem vakıflar kurulu hemde vakfın asıl sahibi olan vakıf üyeleri tarafından kabul edilebilecek bir durum olmadığı için peşi bırakılmayacak ve yasal yollardan sorgulanacaktır.
    Vakfın asıl sahipleri olan vakıf üye ve emeklilerine ait taşınmazların yok edilmesinin hesabını vakıf yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyeleri TC yasalarına göre vermelidirler .

    1. Sevgi Can Atıcı dedi ki:

      Bir Siemens vakfı mağduru olarak yazdıklarınızın tamamına katılıyorum. Hak aramaya devam edeceğiz , kaleminize sağlık.

  2. Serap Mert dedi ki:

    Bir Siemens vakfı emeklisi olarak yazdıklarınıza tümüyle katılıyorum. Mücadelemiz haklarımızı alana kadar devam edecek.

  3. İhsan Uğurlu dedi ki:

    İlyas Bey çok güzel gerçekleri yansıtan bir yazı olmuş eline emeğine sağlık ileriyi göremeyen yöneticiler veya bilerek isteyerek AG den aldıkları emir doğrultusunda Siemens vakfını bu duruma getirmişte olabilirler,bildiğim çok iyi yönetilen vakıflarda var özel sağlığıda vakıf karşılayan emeklileri mağdur etmeyen tatbiki Dünya devi Siemens in emeklilerine yaptığı bu zülüm kabul edilemez

  4. Ferudun Ates dedi ki:

    Bir önceki yönetim vakıfın 50 yılı garanti altında demişti.Yeni gelen yönetim sanki özellikle vakıfı bitirmeyle görevlendirilmiş gibi davranıyor.Seneler sonra aldatılmış duruma düştük.
    Eğer ülkemizde hukuk güvencesi olsaydı,yönetim bunları yapmaya cesaret edemezdi.

  5. Sezai Bülent Özden dedi ki:

    Ben de bu mağdur emeklilerden biriyim.Mücadelemize sonuç alana kadar devam edeceğiz.Bu yönetim bize sanki yokmuşuz gibi davranıp aklımızla alay ediyor. Hak aramak bu kadar zor olmamalı.Cimer gibi kurumlar bizleri ciddiye alıp soruşturma başlatmalı.Avukat tutmamıza rağmen hiçbir belge vermeyerek avukatı da bıktırdılar.Bu ülkede sadece güçlüler mi kazanacak.Biz mağdur emeklilere birileri el uzatmalı.

  6. Mustafa yaman dedi ki:

    Kaleminize,yüreğinize sağlık,sizi alkışlıyorum.👏👏

  7. Seyit Topal. dedi ki:

    İlyas bey arkanızdayız ve hep beraber başaracağız .Bende 1982mart25te Elbistan şantiyesinde başladım O zaman montaj gurubunun adı Etmaş idi.Sizin Baykok projesi için arkadaşlar Elbistana şantiye sosyal tesislerinde kuaksiyal kablo eki için kurs görmeye gelmişlerdi.Bunlardan sadece Ali Fındık bey aklımda kalmış.

  8. Hüseyin Kuloğlu dedi ki:

    İlyas Bey, bir konu en güzel böyle yazılır ve bu kadar güzel gerçek bir yaşanmışlıklar örneklendirilir. Konunun bizzat içinde olduğum için yazıyorum bu yorumu. Ne eksik ne fazla, tam kıvamında, Açık ve ney yazmışsınız ve ilişkilendirmişsiniz. Kaleminize, emeğinize sağlık

  9. Atacan Alcı dedi ki:

    Elinize sağlık

  10. Şule Arcan dedi ki:

    Ben de Siemens vakfından eşimden dolayı dul maaşı almaktayım. Eşim 32 yıl vakifa prim ödedi ve sadece 6 yıl maaş alabildi. Bana eşimin maaşının %60 ı bağlandı. 4 yıl zam yapılmaması, diğer yıllarda enflasyonun çok altında zam yapılması maaşları komik duruma düşürdü. 2015 yılında tanınan hakdan faydalanmayıp vakfımıza güvenerek ayrılmadık diye resmen cezalandırılıyoruz. Hakkımızı vermelerini istiyoruz.

  11. Neşe Çimşir dedi ki:

    32 Yıl Siemens (Etmaş, Simko, Siemens) firmasında çalışıp emekli olmuş biri olarak, ortak mağduriyetimizi çok güzel dile getirmişsiniz. Elinize & emeğinize sağlık. İsteğimiz; Haklarımızın en doğru biçimde tarafımıza ödenmesi için yönetimin gerekeni yapmasıdır. Sesimiz duyulsun.

  12. Hülya Şahin dedi ki:

    Haksızlığa her kabul ediş , daha büyüğünü doğurur.
    A.Hamdi Tanpınar
    Bir Siemens emeklisi olarak ,
    yıllarca bizde de böyle oldu sanırım .Umarım haklı mücadelemizin sonucunu er ya da geç alacağız. İnancım tam.
    İlyas bey, Emeğinize kaleminize sağlık.

  13. Nilüfer Geylan dedi ki:

    Yazdıklarınız bizim durumumuzu öyle iyi yansıtmış ki. Ellerinize sağlık. Yot ettikleri Vakıf gayrimenkullerini birilerine peşkeş çektikleri, rakamlardan anlaşılıyor. Başka vakıfların aldıkları ücretleri görünce hayretler içinde kalıyorum. Mücadeleye devam…

  14. Incihan usluel dedi ki:

    Kaleminize sağlık, umarım haklarımız en doğru şekilde alınarak bu konu en kısa zamanda sonuçlanır, sağolun 🙏