Karabük Postası
Karabük Postası

BUGÜN YILMAZ ÖZDİL KOCATEPE ŞEHİDİ KARABÜKLÜ ÜTĞM. NECATİ GÜRKAYA’YI YAZDI   

19 Temmuz 2020   Bugün SÖZCÜ’de Yılmaz ÖZDİL Kocatepe Destroyerimizin acı sonunu anlattığı yazısında Karabüklü Sehidimiz Muhabere Üsteğmeni Necati GÜRKAYA’ dan söz ediyor ancak, gemiyi en son  terk edenin seyir subayı olduğunu yazıyordu. Oysa  Kıbrıs Barış Harekatı’nın ikinci günü kendi uçaklarımız tarafından yanlışlıkla vurulan Kocatepe savaş gemimiz batmak üzereyken gemiyi en son komutan Dz. Kur. […]

23 Temmuz 2020 - 12:35 'de eklendi ve 3621 kez görüntülendi. A+A-

BUGÜN YILMAZ ÖZDİL KOCATEPE ŞEHİDİ KARABÜKLÜ ÜTĞM. NECATİ GÜRKAYA’YI YAZDI   

19 Temmuz 2020

 

Bugün SÖZCÜ’de Yılmaz ÖZDİL Kocatepe Destroyerimizin acı sonunu anlattığı yazısında Karabüklü Sehidimiz Muhabere Üsteğmeni Necati GÜRKAYA’ dan söz ediyor ancak, gemiyi en son  terk edenin seyir subayı olduğunu yazıyordu. Oysa  Kıbrıs Barış Harekatı’nın ikinci günü kendi uçaklarımız tarafından yanlışlıkla vurulan Kocatepe savaş gemimiz batmak üzereyken gemiyi en son komutan Dz. Kur. Yrb. Güven ERKAYA ile Necati GÜRKAYA terk etmişti. Ütğm.GÜRKAYA deniz suyundan etkilenmemesi için naylonla sardığı 20 kg. ağırlığındaki telsizini boynuna asmıştı. Komutanı; – Necati, telsizini bırak, seni dibe çeker, demesine karşılık O, -Bırakamam Komutanım, devletim onu bana zimmetledi diyerek denize atlamış ve az sonra Akdeniz’in lacivert sularında kaybolmuştu.

Şehidimiz Necati GÜRKAYA Karabük’te doğmuştu. DÇ.’ de çalışan babası daha sonra Filyos İskele Depo Şefliğinde görevlendirilmişti. 11 yıl önce, 01 Mayıs 2009’da yayımlanan ekteki yazımı tekrar sunarken yetkililerden Necati GÜRKAYA adının, 1981 yılında Asala tarafından Paris’te şehit edilen Karabük çocuğu Reşat MORALI’nın adı gibi şehrimizin bir caddesinde yaşatılmasını diliyorum. Bu vesile ile Kıbrıs Barış Harekatı’nın 46. Yılını kutluyor. Tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Fikret GÖKÇE

ŞEHİT NECATİ GÜRKAYA’YI

TANIYOR MUSUNUZ ?

Geçenlerde Necati GÜRKAYA isimli şehir hatları vapuruyla Karaköy’den Haydarpaşa’ya geçiyordum. Gemiden inerken gözüme bir pano takıldı. Panoda bir fotoğraf ve altında bir açıklama yer alıyordu. Birden “Karabük’te doğdu” ifadesi dikkatimi çekti. İçimde hemşehrilik duygusunun yarattığı bir sıcaklık oluştu. Heyecanla okumaya başladım. Vapura adı verilen Karabüklü Üsteğmen Necati GÜRKAYA bir Kıbrıs Barış Harekatı Şehidiydi.

1974 yılında gerçekleşen 1. ve 2. Kıbrıs Barış Harekatı’nda tam 498 şehit verdik. Bunlardan 54’ü  yanlışlıkla batırılan Kocatepe destroyerimizle şehadet mertebesine eriştiler. Necati GÜRKAYA geminin muhabere subayıydı. Uçakların saldırısı sonucunda büyük yaralar alan gemi artık batıyordu. Kendisine zimmetli olan 20 kg. ağırlığındaki devlet malı  seyyar telsizi özenle koruyarak, sudan zarar görmemesi için naylonlara sardı ve boynuna astı. Aldığı yaralar nedeniyle batmaya başlayan gemiyi  Komutan Kurmay Yarbay Güven ERKAYA ile birlikte en son onlar terk ederlerken komutanın, “can yeleğinin ipini çek şişir, öyle atla” demesine karşın, “Komutanım, ancak zimmetimi hazırladım, içerde çok patlamalar var, can yeleğimin ipini suda çekeceğim, zaten usulü de böyledir” diyerek atladı. İpi çekip can yeleğini şişirmeye çalıştıysa da, yeleğin içindeki karbondioksit gazı boşaldığından başarılı olamadı. Buna karşın Necati GÜRKAYA bir an bile boynundaki ağırlıktan kurtulmayı düşünmedi. Belki de yanında ordu malı zimmeti olmadan canını kurtarmak O’na boynundakinden daha ağır gelmişti. Canından çok sevdiği telsizini bırakmadı. Yüzeyde kalabilmek için çok çaba harcadı. Telsizin ağırlığı  O’nu dibe çekiyordu. Çabaları yetmedi. Akdeniz’in lacivert suları O’nu ve telsizini bir daha geri vermedi.

KOCATEPE NASIL BATTI ?

119 m.uzunluğunda, 12.4 m. genişliğinde ve su çekimi (su içinde kalan kısmı) 4.4 m. olan D 354 Kocatepe’nin yapımı 22 Mayıs 1945’te tamamlandı ve ABD donanmasında USS Harwood adıyla hizmete girdi, 2.Dünya Savaşı ile Vietnam Savaşına katıldı. 1 Şubat 1971’de donanma listesinden çıkarıldıktan sonra 17 Aralık 1971’de Türkiye’ye satıldı.

Kocatepe,  su üstü savaşı ve kara bombardımanı yapacak şekilde dizayn edilmiş ve uçak gemilerini denizaltılara karşı koruyacak biçimde donatılmıştı. İkisi başta, ikisi kıçta olmak üzere 12.7 cm.lik dört topu bulunuyordu. Hava saldırılarına karşı yeterli donanıma sahip değildi.

Deniz Kurmay Yarbay Güven ERKAYA’nın komutasındaki Kocatepe, 1973 yılı sonbaharında Nato Akdeniz Çağrı Kuvveti ve 1974 yılı ilkbaharında Deniz Kurdu tatbikatlarına katıldıktan sonra Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Kemal KAYACAN’ı Mersin’e getirdi. Kocatepe, 20 Temmuz öncesi diğer gemiler, Fevzi Çakmak, Adatepe ve Tınaztepe ile birlikte  Mersin Limanı’nda hazır bekliyordu. Çıkarma ve havadan indirme 20 Temmuz sabahı başladı. İlk gün Girne önlerinde bir Yunan hücumbotunun uçaklarımız tarafından batırılması dışında denizde kayda değer önemli bir olay olmadı. Kocatepe gece Mersin’e döndü. Muğla İl Jandarma Komutanlığı’ndan Valiye, oradan Jandarma Genel Komutanlığı’na ve sonra Genelkurmay Başkanlığına ulaşan ve Rodos açıklarında asker yüklü 10-12 gemiden oluşan bir Yunan konvoyunun Baf’a yöneldiğini içeren bir rapor üzerine tekrar sabaha karşı Girne önüne dönme emri aldı.

Sabaha karşı Ankara’dan gelen mesaj, sözü edilen Yunan konvoyunun önlenmesini ve önce Hava Kuvvetleri’nin sonra Mersin’de kalan Tınaztepe dışındaki üç savaş gemimizin saldırmasını emrediyordu. Bu sırada 301 nci Filo’ya ait S-2E Tipi Tracker deniz karakol uçakları keşif için görevlendirildi.  Radar görüntüleri 4 destroyer ve 7 nakliye gemisinin adaya yaklaşmakta olduğunu işaret ediyordu. Teyit için 184 ncü filoya ait RF-84F uçakları da keşif için gönderildi. Eldeki radar görüntülerinin aksine, denizde olması gereken yerlerde  ve ada ile Antalya arasındaki alanda fiziki hiçbir netice elde edilemedi.  Deniz karakol uçağı radarda konvoyun görüldüğünü ısrarla söylüyor, ama sis nedeniyle gözle göremediğini belirtiyordu. Bunun üzerine  Kocatepe,  Adatepe ve Fevzi Çakmak, bu konvoyu aramak ve önünü kesmek için bölgeye gönderildi. Bir süre sonra gelen raporlar, bölgede biri Yugoslav diğeri İtalyan ticaret gemisi olduğunu belirtiyordu.

Harekat sırasında Yunan gemilerinin Türk Bayrağı çekeceği ve Türkçe bilen telsiz operatörleri kullanarak uçaklarımızın yanıltılacağı öğrenilmişti. Başbakan Ecevit bu konuyu ABD’li yetkililerle görüşmüş ama sonuç alınamamıştı. Bu tedirginlik yaşanırken, radarlarda görünen ancak doğrulanmayan istihbarat yönünde karar alınmış ve sözü edilen konvoya saldırı  emri verilmişti.

Saat 13.00 sıralarında ilk uçağın attığı iki roket Kocatepe’nin hemen yanına düşmüş, sular gemiye fışkırmıştı. Uçaklar  ard  arda gelmeye devam etti. 3 ncü roket kıçtaki topu parçaladı, 4 ncüsü ise bacadan içeri girdi. Uçakların saldırısı 16.00’ya kadar devam etti . Saldırıdan yara alan diğer gemiler kuzeye doğru yöneldiler. Kocatepe batıyordu. Gemi terk edildi ve saat 21.00 sıralarında Akdeniz’in lacivert sularında kayboldu. Gemiyi terk edenler saatler sonra İsrail Ticaret Okul gemisi ile Libya ve İngiliz gemileri tarafından kurtarıldı.

Askeri tarihimizde  hep hüzünle hatırlanacak bu olay acaba bir elektronik yanıltma mıydı? Olayın meydana geldiği bölge yakınında Amerikan 6 ncı filosu ile Rus gemileri bulunuyordu. Onların bu yanıltmayı yapabilecek yeteneğe sahip oldukları biliniyor. Ama aradan geçen bunca zamana karşın, bu sorunun yanıtı verilemedi.

Kıbrıs’ta savaşan bir gazi olarak şehitlerimizi rahmetle anarken, şehitlerin ölmediğini, ancak unutuldukları zaman öldüklerini hatırlatarak yazımı sonlandırmak istiyorum. 1981 yılında Asala tarafından Paris’te şehit edilen Karabük çocuğu, Dışişleri mensubumuz Reşat MORALI’nın unutulmaması için ortaya koyduğumuz tavrı yineliyor ve Necati GÜRKAYA’nın da adının bir caddeye verilmesini diliyorum.

Son yıllarda unutkan bir toplum olduk. Adeta geçmişi kazıyor ve yetişen nesilleri geçmişten koparıyoruz. Biz Karabüklüyüz diyenler ve bununla gurur duyanlar, özellikle ülkeye kazandırdıklarıyla CUMHURİYET KENTİ adıyla onurlanan Karabük’ü, eserleriyle ve yetiştirdiği değerleriyle unutmayacağız, unutturmayacağız.

29 Mart Yerel Seçimlerinde Belediye Başkanlığı’nı kazanan Sayın Rafet VERGİLİ’yi tebrik ederken bu dileğimizi dikkate alacağını umuyorum.

Esen Kalın Sevgili Okurlar

 

Fikret GÖKÇE

01 Mayıs 2009

 

Not: Şehidimizin adını taşıyan Şehir Hatları vapuru şu an da Amasra Limanın da restoran olarak hizmet vermektedir.

Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
HÜZÜNLE GEÇTİ BU YAZ…

Öyle her zamanki neşesiyle geçmedi bu yaz! Nasıl geçecekti ki? Nedeni Korona olan hüznün gölgesi yansıdı evrenin her yanına… Ne güneşin...

AKDENİZ’DEKİ ENERJİ Mİ, YOKSA KIBRIS MI?...

Yaklaşık yarım asırdan fazla bir zamandır süregelen Kıbrıs anlaşmazlığı, Akdeniz’in tam da orta yerinde dünya gündemini meşgul eden bir...

SALGIN DÖNEMİNİN EN MAĞDURLARI…

Korona salgınının başlamasıyla birlikte, bu ölümcül hastalığın etkileyeceği en riskli grupsizlersiniz dendi, onları evin dışına bile çı...

YUNANİSTAN’IN ANLAYACAĞI DİL..!

Kendisini Helen medeniyetinin temsilcisi, Bizans’ın mirasçısı olarak gören Avrupa’nın şımarık çocuğu Yunanistan’ın; bağımsızlığına kavu...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)
SON EKLENEN HABERLER
FETÖ/PDY’nin akadem...

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Fetullahçı Terör Örg...

Silahlı saldırgan tutukla...

Karabük’te ihaleden dolayı husumetli olduğu kişiyi pom...

Filyos Limanında 29 Ekim ...

Abdülhamid’in rüyası Mavi Vatan’a kapı açacak.  ...

Husumetli olduğu şahsı po...

Karabük’te ihaleden dolayı husumetli olduğu kişiyi pom...

HÜZÜNLE GEÇTİ BU YAZ…...

Öyle her zamanki neşesiyle geçmedi bu yaz! Nasıl geçecekti k...

“Neden bana bunu yaptın” ...

Karabük’te tartıştığı kişiye ekmek bıçağı ile saldırarak kol...

Karabük’te Covid-19...

Korona virüs (Covid-19) salgınını önlemek amacıyla alınan te...

Elektik trafosu koydurmak...

Karabük’te yapı kullanma ve iskanları alınmış binalarda otur...

KÖYDES değerlendirme topl...

KÖYDES (Köylerin Altyapısının Desteklenmesi Projesi) kapsamı...

Safranbolu’da “Okul...

Milli Eğitim Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ara...

Safranbolu HABERLERİ
karabük haber